Ana içeriğe atla

Kayıtlar

bilinçli ebeveynlik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dikkat Eksikliği mi, Dikkati Düzenleyememe mi? Aslında Beynimizde Ne Oluyor?

Dikkat Eksikliği mi, Dikkati Düzenleyememe mi? Aslında Beynimizde Ne Oluyor? Son yıllarda hem ebeveynlerin hem de eğitimcilerin dilinden düşmeyen bir kavram var: dikkat eksikliği. Özellikle çocuklar için çok hızlı başvurulan bu tanım, artık yetişkinlerin günlük yaşamında da sıkça karşımıza çıkıyor. Bir işe başlayamamak, odaklanamamak, sürekli telefona bakmak, aynı anda birçok düşünce arasında kaybolmak… Peki tüm bunların gerçek adı "dikkat eksikliği" mi? Modern psikoloji ve nörobilim araştırmaları bu soruya çarpıcı bir yanıt veriyor. Dikkat Gerçekten Eksik mi, Yoksa Düzenlenemiyor mu? Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) alanında yürütülen güncel araştırmalar, sorunu "dikkatin azlığı" olarak değil, "dikkatin düzenlenme güçlüğü" olarak tanımlamaktadır (Barkley, 2015). Bu ayrım yüzeysel görünse de hem tanı hem de destek süreci açısından büyük önem taşır. Dikkat sorunlarının erken dönemde doğru biçimde değerlendirilmesi, çocuğun ilerleyen yıl...

Ebeveyn Öz Değerlendirme: Mükemmellik Değil, Farkındalık Yolculuğu

  Ebeveyn öz değerlendirmesi, bilinçli ebeveynliğin en güçlü ama en az konuşulan boyutlarından biridir. Çocuklarımızın gelişimini, notlarını, arkadaşlıklarını, beslenme düzenini takip etmek için harcadığımız enerjiyi düşünün. Tüm bu özeni ve gayreti onlara yönlendirirken kendimizi bu denklemin dışında bırakıyoruz çoğu zaman. Oysa ebeveynlik ilişkisinin iki tarafı vardır ve bu ilişkide kendi rolümüzü görmezden geldiğimizde, en iyi niyetle attığımız adımlar bile beklediğimiz yere çıkmayabiliyor. Öz değerlendirme, kendimizi suçlamak ya da "yeterince iyi değilim" düşüncesine teslim olmak değildir. Tam tersine; ebeveynlik tarzımıza dışarıdan bir gözle bakabilmek, neleri iyi yaptığımızı fark edip neyi farklı yapabileceğimizi merakla sorgulamaktır. Araştırmalar, ebeveynlerin kendi duygusal süreçlerini anlamasının çocukların güvenli bağlanma geliştirmesiyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır (Siegel & Hartzell, 2003). Yani kendimize baktığımızda, aslında çocuğumuza d...

Çocuğum Sürekli Onay Arıyor: ‘Doğru mu Yaptım?’ Sorusu Ne Anlatır

Bir şey çiziyor. Bir soru çözüyor. Bir karar veriyor. Ve size dönüyor: "Böyle doğru mu?" "İyi mi olmuş?" "Yanlış mı yaptım?" İlk başta her şey normal. Hatta tatlı bile. Ama zamanla tekrar eder. Ve bir noktadan sonra şunu fark edersiniz: Çocuk kendi kararına güvenmiyor. Bu bir alışkanlık değildir. Bu bir işarettir. Ve o işaretin altında çocuğun iç dünyasına dair çok şey yatmaktadır. Sürekli Onay Aramak Bir Davranış Değil, Bir İç Sistemdir Sürekli onay arayan çocuklar dışarıdan bakıldığında karar vermekte zorlanan, küçük hatalarda bile endişelenen, her adımda teyit isteyen çocuklar olarak görünür. Ama bu bir "kötü alışkanlık" değildir. Gelişimsel psikoloji bu örüntüyü dışsal referans sistemi olarak tanımlar: çocuğun kendi iç değerlendirmesini değil, dışarıdan gelen onayı temel alması (Harter, 1999). Ve bu sistem şunu söyler: "Kendi başıma yetmiyorum." Bu inanç bir anda oluşmaz. Küçük anların, tekrar eden tepkilerin ve zamanla şekillene...

Söz Dinlemeyen Çocuk Yoktur, Duyulmayan Çocuk Vardır

Söz Dinlemeyen Çocuk: Problem mi, Mesaj mı? Gelişim Psikolojisi Ne Diyor? Çocuğunuz size bakıyor. Siz bir şey söylüyorsunuz. O ya duymuyor gibi yapıyor ya da tam tersini yapıyor. "Kaç kere söyledim?" sorusu daha çıkmadan içinizde birikmeye başlıyor. Yorgunluk, çaresizlik, bazen öfke... Ebeveynliğin en zorlayıcı anlarından biri tam olarak burasıdır. Ama bu noktada kendimize çok kritik bir soru sormadan ilerlemek, bizi çoğu zaman yanlış yere götürür: Gerçekten söz dinlemeyen bir çocuk mu var, yoksa duyulmayan bir çocuk mu? Bu soruyu sormak, hem ilişkiyi hem de bakış açısını kökten değiştirebilir. Çünkü davranış bilimleri ve gelişim psikolojisi bize çok net bir şey söylüyor: Bir çocuk sebepsiz yere direnmez. Her davranış, bir ihtiyacın, bir duygunun ya da çözülmemiş bir iç çatışmanın dışa vurumudur (Greene, 2014; Siegel & Bryson, 2011). "Söz Dinlememek" Dediğimizde Ne Görüyoruz? Önce şunu netleştirelim: Söz dinlememek diye tanımladığımız davranış aslında oldukça ge...

Çocuklarda Mükemmeliyetçilik ve Akademik Baskı: "Daha İyi Yapabilirdin" Cümlesinin Bıraktığı İz

  Çocuğunuz 90 aldı. Mutlu. Kâğıdını size uzatıyor. Ve siz — iyi niyetle, gerçekten iyi niyetle — şunu söylüyorsunuz: "Aferin, ama dikkat etseydin 100 de alabilirdin." O cümle biter. Çocuğunuzun yüzündeki ifade değişir. Belki bir şey söylemez. Belki "tamam" der. Belki de gülümser bile. Ama içinde bir şey not edilir: 90 yetmedi. Bu yazı, o not edilen şeyin zamanla neye dönüştüğünü anlamak için. Mükemmeliyetçilik ve akademik baskının çocuk psikolojisindeki izlerini, ebeveyn olarak farkında olmadan nasıl bu döngüye dahil olduğumuzu ve bu döngüyü nasıl kırabileceğimizi bilimsel araştırmalar ve gerçek hayat örnekleriyle ele alıyoruz. Mükemmeliyetçilik Nedir? Yüksek Hedef Koymaktan Farkı Ne? Burada önemli bir ayrım var ve çoğu zaman karıştırılıyor. Yüksek hedef koymak sağlıklıdır. Çocuğun "daha iyi yapabilirim" demesi, gelişim odaklı bir zihin yapısının göstergesidir. Bu, araştırma literatüründe uyumlu mükemmeliyetçilik olarak tanımlanır ve akademik ba...

Çocuklarda Özgüven Nasıl Geliştirilir? Evde Uygulanabilir 10 Etkili Yöntem

  Çocuklarda Özgüven Nedir? Özgüven; çocuğun “yapabilirim” duygusudur. Not ortalaması değil, hata karşısındaki tavrıdır. Özgüveni yüksek çocuk: Hata yapmaktan korkmaz Soru sormaktan çekinmez Denemeye devam eder Eleştiriyi kişisel algılamaz Özgüveni düşük çocuk ise çoğu zaman: “Ben yapamam” der Çabuk vazgeçer Başarıyı şansa bağlar Sürekli onay arar Özgüven Nasıl İnşa Edilir? 1️⃣ Sonuca Değil Sürece Övgü “90 aldın” demek yerine “Düzenli çalıştığın için başardın” demek, kontrol duygusunu güçlendirir. 2️⃣ Küçük Sorumluluklar Verin Odasını toplamak, alışveriş listesi hazırlamak, kardeşine kitap okumak… Sorumluluk alan çocuk kendini değerli hisseder. 3️⃣ Hata Yapmasına İzin Verin Aşırı koruyuculuk özgüveni zedeler. Çocuk düşerek yürümeyi öğrenir; akademik olarak da aynı süreç geçerlidir. 4️⃣ Kıyaslamayı Bırakın “Komşunun çocuğu…” cümlesi özgüvenin en büyük düşmanıdır. Her çocuk kendi hızında gelişir. 5️⃣ Karar Sürecine Dahil Edin Hangi kitabı okuyacağına, hangi sırayla ders çalışacağına ...